anne ve çocuk

‘Sen neysen çocuğun da o olacak’ dedi, annem

 

Annem ve Ben/ 2012

Düğün tarihimize çok kısa bir süre kalmıştı. Evde bir telaş; evin hazırlıkları, düğün hazırlıkları, misafirler, gelinlik, damatlık…Tüm bu koşturma devam ederken bir an durdum, içimi bir sıkıntı kapladı. Tamam evleniyorduk, seviyorduk birbirimizi, çok mutlu olacaktık, hepsi harika. Evet “evlenince görürsün” diyorlardı, herkes gibi biz de görecektik göreceğimizi. Bunların hepsinden çok daha önemli bir şey vardı. Evlenince çocuk sahibi olabilecektik. Bu da güzel. Peki çocuğumuzu nasıl yetiştirecektik?

O anı o kadar iyi hatırlıyorum ki; bir yandan, her genç kızın çeyizinde olması gereken, saten yorgan kaplanıyordu yerde, büyük yengem, teyzelerim hepsi yanımızda. Durdum hiç düşünmeden “Anne, bir şey sorucam. Peki biz çocuğumuza doğruluğu, dürüstlüğü, adil olmayı, cömert olmayı, savurgan olmamayı, şefkatli olmayı, hayvanları sevmeyi, çiçeklere zarar vermemeyi…-umutsuzluğa kapılıyorum cümlenin buralarında- hepsini nasıl öğreticez?”

Annem dışında herkes bir baktı, sonra işlerine devam ettiler. Ben biraz daha açmam gerektiğini farkettim, “Yani, yeme-içme, temizlik,bunun gibi şeyler öğretilir de, ya diğerleri? Siz nasıl yaptınız?” Bu arada öyle panik içindeyim ki, heyecanla sihirli formülü bekliyorum. Annem elindeki işi bırakmadan bana baktı, sakince “Merak etme, sen neysen çocuğun da o olacak” dedi. Ben cümlenin devamını beklerken, o çoktan elindeki işine dönmüştü. Bu cevabı duyduğum ilk anda içimi bir huzur kapladı. “Oh be, o kadar da zor değilmiş” cümlesinin zihnimden silinip, kara bulutların sarması arasında kaç salise var, bilmiyorum.

“Bana mı benzeyecek? Nasıl yani, sabah kalktığında suratsız, önüne geleni kırıp geçen, açken agresif, kafasına bir şey takıldığında yalnız kalmak isteyen, yanına kimseleri yaklaştırmayan, çok sinirlenince küfür bile edebilen!! Yok canım, öyle olmaz tabi. E nasıl olacak?”

Zihinsel süreç devam ederken, liste belirmeye başladı. Listenin başlığı: Değiştirmen Gerekenler. Baktım liste devam ediyor, durdurdum.

Anne babalık; anababalarımızdan gördüğümüz ebeveynlik, çevresel etkiler ile şekillenip çok sayıda dışkaynakla destekleniyor bugün. Her okuduğumuz, izlediğimiz, dinlediğimiz yeni bir düşünce biçimi geliştirebiliyor.  Bu düşünce biçimlerinin kimini sahipleniyoruz, kimini sahiplenmiyoruz, kimini de sahiplenemiyoruz. “Dünyada görmek istediğimiz değişikliğin kendisi olmalıyız” demiş Mahatma Gandi, bizim dünyamız çocuklarımız ve gelecek nesiller, belki en zoru kendinden başlamak. Biz yetişkinler olarak, yola kendimizden başlayıp,taşın altına elimizi koyarsak, çocuklarımızın değişimini mutlulukla gözlemliyor ve yaşıyor olacağız.

Sevgilerimle

About Koçluk, Danışmanlık ve Kişisel Gelişim ||| Gökçe Erinç